30 May
Patron,
Seni buradaki her türlü gelişmelerden haberdar etmek en önemli görevlerimden biri…
Gizli servis ajanlarımın bana bildirdiklerine göre, bizim buradaki havayolu şirketlerinden birinin başına “dahi bir genel müdür” getirilmiş. Benim sivri zekalı danışmanlarımın bu gelişmelerden hiç haberleri yok !…
Adamın yaptığı ilk iş ne biliyor musun ?
Uçaklarda yolculara ikram olarak sunulan salatalardan üç adet zeytini iki adete indirerek, yılda tam kırkbin Dolar tasarruf sağlamış…
Düşün Patron, bir adet zeytinden tam kırkbin Dolar tasarruf. “O bir dahi”. Bu kesin. Ancak “sınırlı yetenekli bir dahi”. Çünkü gerisini getirememiş…
Madem başladın devam et değil mi ?…
Kalan iki zeytini de kaldır, havayolu üç zeytinden yüzyirmibin Dolar tasarruf etsin…
Durma, salatayı da kaldır, en az üçyüz bin Dolar tasarruf daha…
Devam et, salata’nın yanında verdiğin yemeği de kaldır, al sana en az bir milyon Dolarlık tasarruf daha…
İçecekler !… Hepsini kaldır ve şirket yılda en az beşyüzbin Dolar daha tasarruf etsin…
Bitmedi, geride daha neler var !…
Uçakta kaç hostes var ? Üç mü ? Çok güzel !…
Senin de elinde hazır üç zeytin örneği var…
Önce bir hostesi, sonra da kalan diğer iki hostesi seferlerden kaldır, al sana en az üçyüzbin Dolar tasarruf daha…
Dahası var…
Uçakta geriye ne kaldı ? İki pilot mu ?…Ne gerek var efendim pilotlara ?…
Üç zeytin örneğini, iki zeytine indir ve iki pilotu da seferden al, al sana beşyüzbin Dolarlık bir tasarruf daha…
Haa, geriye ne kaldı ?… Hiçbirşey ve milyonlarca Dolarlık tasarruf. Şimdi bu şirket artık sıkıntıya düşer mi ? Herşeyden tasarruf etmiş ve her yıl kasasında sadece tasarruf edilen hizmetlerden milyonlarca Dolar para fazladan birikiyor…
İşte Patron, gördüğün gibi bana verdiğin emekler boşa gitmiyor. Memleketi de aynen böyle yöneteceğim…
Beni öyle bir yetiştirdin ki, tekrar üstünü çizerek söylüyorum, “beni de kendin gibi bir dahi yaptın !…”
OBAMA
30 May
Bankanız… Veriyo… Alıyo…
Bankanız… Veriyo… Alıyo… Alıyo…
Bankanız… Veriyo, Alıyo… Alıyo… Alıyo…
29 May
Yazarımız Sezai Süzme, kafasını çok önemli sorunlara taktığından bugünkü yazısını yazamamıştır…
Süzme şöyle demektedir ;
49 Lirayı veren, 50′yi de verir, mal sahibi de 50 Liralık malını isterse 49′a da bırakır.
Televizyon programları ve diziler de, eğer başarılıysa değil 49, 149 bölüm bile sürer…
Sevdalılar, eğer gerçekten birbirlerini seviyorlarsa birliktelikleri değil 49, yaşam boyu sürer…
Arkadaş, dost toplantıları değil 49 hafta, 49 ay, uzun yıllar boyunca sürer…
Ancak bir tek “49 yıllığına kiralamalar” bu kuralın dışındadır…
Neden 50 değil de 49 yıl değil mi ?…
Bu pintilik neden ?… İnsan sormadan edemiyor…
49 yıllığına kiralanan bir yer neden 50 yıllığına kiralanmaz ? Bu bir yılın sırrı nedir ?…
Bunu bilen anlayan var mıdır ? Varsa bize de anlatabilir mi ?…
Eğer mantıklı bir açıklaması varsa ve benim de aklıma yatarsa, ben Sezai Süzme, 50 yıl olarak planladığım köşe yazarlığı yaşantımı 49 uncu yılımda jübile yaparak sonlandıracağım…
Sonra söylemedi demeyin…
29 May
“Çok yemek yeme stresimi, az yemek yeme stresi olan birisiyle değiştirmek istiyorum…” Aslı A.
28 May
Patron,
Bozguncular yine bizimle alay edecekler ama etsinler, hiç önemli değil…
Böylesine önemli sorunları onlar hayal bile edemezler…
Biz durmuyoruz, “yola devam” diyoruz ve senin direktif verdiğin gibi sıradaki en önemli sorunun çözümüne geçiyoruz…
Direktiflerin uyarınca gizli servislerim tüm dünyada araştırdı ve insanların en çok iş-güç ve günlük sorunlar nedeniyle gezip tozamamaktan yakındıklarını buldu. Yani, her zamanki gibi yine haklı çıktın…
Kucağımızda nurtopu gibi yepyeni bir sorunumuz var. İnsanlar gezip tozmak istiyorlar, bizim de onlara bu olanağı sağlamamız gerek…
Ama bu o kadar kolay mı ?… Enayi gibi iş ve çalışma saatlerinde gezip tozduracak ta değiliz…
İşte tam bu anda sivri zekalı danışmanlarımın en sivri zekalısı zekasını konuşturdu ve “uyurgezerlik…” dedi…
Biz “nasıl” falan demeye fırsat bulamadan “bu sorunu” dedi, “elimizin altında hazır olarak bulunan uyurgezerlik gibi müthiş bir formülle rahatlıkla çözeriz. Çünkü adı üzerinde hem uyur, hem gezer. Uyurgezerleri incelerseniz göreceksiniz, büyük çoğunluğu gezip tozamamaktan şikayetçi olan ve bu eksikliklerini uykuda gezmeye çıkarak gideren kişilerdir…
Danışmanlarımla bir kez ve herhalde son kez gurur duydum. Çözüm aklımıza yatmıştı…
Geriye küçük bir sorunumuz kalmıştı…
6 milyar insanı her gece uykudan uyandırmadan yataklarından kaldırarak gezmeye götürmek…
Şimdi danışmanlarıma bu sorunu çözmek için uykularında bile çalışıyorlar ve çözeceklerine ilişkin benim inancım tam…
Düşün Patron, bu sorun çözüldüğünde 6 milyar insan her gece sabaha kadar ışıl ışıl cadde ve sokakları dolduracak, hem uyuyacak, hem de gezecek.
Ondan sonra da artık kimse “gezip tozamadım” diye şikayet etmeyecek…
Patron, bu yıl Nobeli biz alır mıyız ?… Haa, ne dersin ?…
OBAMA
28 May
Bankanız sizi çok seviyor ve hep sizi düşünüyor…
O kadar ki, hep sizi düşünmekten geceleri bile gözüne uyku girmiyor…
27 May
Bugün canımız sıkkın, kafamız bozuk !…
Hani şu kredi notu veren uluslararası kuruluşlar var ya…
Zırt pırt ülkemizin notuyla oynayıp krizler çıkartan ve hepimizin canına okuyan kuruluşlar…
Onlardan biri, yine ülkemizi diline dolayıp kredi notumuzu bilmem ne artı görünümünden bilmem ne eksi görünümüne düşürebileceğini söylemiş…
Tabii amaç krizin üstüne kriz çıkartmak…
Eskiden bu işler onlar için kolaydı. Çünkü meydanı boş buluyorlardı…
Ama artık biz varız. Bundan sonra öyle kolay kolay bizim notumuzla oynayamacaklar. Bir hata yapıp oynayacak olurlarsa da U.K.D.K.Ç.K.’nın darbesini yiyecekler…
U.K.D.K.Ç.K. da ne mi ? Şey pardon yani, “Uluslararası Kredi Değerlendirme Kuruluşlarını Çaktırma Kuruluşu”nun kısa adı.Bunu biz kurduk ve şu anda da yurdumuzun tüm okullarında nam salmış ne kadar sıfırcı hoca varsa hepsi ile temas halindeyiz ve hepsi de yakında gönüllü olarak U.K.D.K.Ç.K.’da görev alacaklar…
Sonra ne mi olacak ? Neler olacağını bal gibi biliyoruz…
Bu Uluslararası Kredi Değerlendirme Kuruluşlarından biri yine rahat duramayıp ülkemizin kredi notunu indirmeye kalkacak ve işte o anda da indirdiğine indireceğine bin pişman olacak !…
Çünkü bizim sıfırcı hocalarımız anında o kuruluşa sıfırı çakacak ve damdan düşmüşten beter edecek…
Hem bizim hocalarımız öyle B artı veya B eksi gibi inceden inceye planlanmış işlerle uğraşmazlar, bir tek sıfırı çakmaları yeter ve o sıfır da o kuruluşa bir daha ülkemizin notuyla oynamamayı öğretir…
Kendilerini şimdiden uyarıyoruz !…
U.K.D.K.Ç.K’nın soluğu artık enselerinde !…
Onun için artık ülkemizi rahat bırakın…
27 May
“Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” şarkısı, acaba “yüksek tepelerdeki evlerde” nasıl söyleniyordur ?
27 May
“Bir türlü aşık olamama stresimi, kara sevda stresi olan birisiyle değiştirmek istiyorum…” Mualla N.
26 May
Patron,
Gizli servis ajanlarıma yaptırttığım çok gizli bir araştırmaya göre, sizin siteye 6 ay gibi uzun bir süre geçmesine karşın hala 2 kişi giriyor…
Onlar kim mi ?…
“Biri benim karşımdaki, biri de senin karşındaki !…” (Patron bu havalı sözü çok hoşuma gittiği için bir filmden aldım. Anlayacağın benim değil).
Yani biri sen, biri de ben…
Ben vazgeçtim dördüncüden, beşinciden, siteye üçüncü olarak giren bile yok !…
Bu durumu bozguncular bir bilse, valla bize kahkahalarla gülerler…
Patron, biz bu zor günler için varız !…
Siteye 3-5 kişinin daha girişini sağlamak için ne gerekiyorsa yaparım…
Sen yeter ki iste !…
İstersen siteye giriş yapacak ilk 10 kişiye, Beyaz Saray’da oda kahvaltı, yarım pansiyon, tam pansiyon veya UHD (Ultra herşey dahil) promosyonlar yaparak onları bir hafta ücretsiz ağırlayayım…
Bak gör o zaman, www.zirterenkoy.com nasıl dünya çapında patlama yapacaktır…
Bizim Bil Geyts bile Beyaz Saray promosyonunu duyunca siteye balıklama atlayacaktır !…
Patron, ne olur siteye girmek bir tek Buş’a yasak olsun…
OBAMA