Archive for Ağustos, 2009

Gol üçlememizi,yani 3′ün 3′ünü,”Gol kaydetti”ile tamamlamış oluyoruz…

Güzel ülkemin güzel insanları, güzelim türkçe ile harikalar yaratıyorlar…   

 Futbol maçlarını radyo ve televizyonlarda anlatan ve yorumlayan arkadaşlar da bu harikaları yaratanlardan bazıları…

O kadar ki, futbolcu golü attığında, onlar “gol attı” demezler, “gol kaydetti” derler…

Çünkü onlara göre, gol atan her futbolcu, hemen formasının cebinde taşıdığı kalem kağıdı çıkarmakta ve attığı golü “kaydetmektedir”.

Neden “gol attı” demezler de “gol kaydetti” derler, bilinmez…

Çünkü bu, “Ferma’nın son teoreminden” sonra, yüzyıllardan beri çözülemeyen ikinci en büyük problemdir!..

Eğer biz de bu arkadaşların mantığı ile hareket edip, “atılan” herhangi birşey için, “kaydedildi” dersek,bakın başımıza neler gelir…

Önce düz mantık ile bakalım ;

- Hayatım, şu iki torba çöpü atar mısın ?…

- Tabii canım, atarım…

Şimdi de maç anlatan arkadaşların mantığı ile konuşalım ;

- Hayatım şu iki torba çöpü kaydeder misin ?…

- Tabii canım, kaydederim…

Biraz sonra ;

- Hayatım çöpleri kaydettin mi ?…

- Hiç merak etme canım, kaydettim…

Bu burda bitmez, arkası kesinlikle gelir…

- Hayatım şu mektupları kaydeder misin ?…

- Şefim, şu belgelere bir göz kaydediver !…

- Ayıp, ayıp, bana laf kaydetmeye utanmıyor musun ?…

- Neden herkesin içinde nara kaydedip duruyorsun ?…

- Şu kontrata imza kaydediver de bu iş bitsin…

-Bizim medya neden bu kadar çok palavra kaydediyor ?..

-Değerli izleyiciler,hakem maçı durdurdu.Çünkü taraftarlar sahaya yabancı cisimler kaydediyorlar…

Arkadaşlar, bu işin sırrını bize açamaz mısınız ?…

Neden “gol attırmıyorsunuz”da “gol kaydettiriyorsunuz ?…”

Bizi bu meraktan kurtarırsanız, söz veriyoruz, biz de bir daha, “topla buluştu!”, “golü arıyor!”,”topa sahip oldu” gibi netameli konuları hiç ortaya “kaydetmeyeceğiz !…”

“YEMİNSİZ TERCÜMAN !..”

” Yeminsiz tercümanlığa ” başlıyorum…

Yemin etmemem konusunda anlayış göstereceğinize inanıyorum…

Çünkü,” Burkina Faso “dilinden çeviri yapacağım da…

  • Kategori: GICIK
  • “1 KURUŞ İNDİRİM !…”

    Patron,

    Lütfen itiraz etme !…

    Bundan sonra televizyonda Amerikan Halkına ilk seslenişimde kendilerinden, ne yapıp edip akşamları sizin memleketteki haberleri izlemelerini isteyeceğim…

    Böylece kendilerine müthiş bir terapi uygulamakla kalmayıp, mutlulukla gevşeyecekler ve sizin televizyonlardaki o müthiş haberleri izledikçe de, kendilerini yeniden doğmuş gibi hissedecekler…

    Çünkü Patron, Başkan olarak ben, Amerikan Halkının mutluluğunu sağlamakla görevliyim ve bu görevimi de yerine getireceğim…

    Sonuçta bu halkın tamamı sizin memleketteki haberleri izleyerek mutlulukların en büyüğünü tadacaktır !…

    Tıpkı benim gibi…

    İşte yine televizyonun karşısındayım ve daha birkaç haber bile izlemeden, “işte bu, işte bu !…” diye haykırdığımı fark ettim…

    Sizin Başkent Belediyesi, Aynştayn’ı bile kıskandıracak bir dahilik yapmış ve toplu taşıma ücretlerini 1 kuruş, evet yalnızca 1 kuruş (yani 1 cent’ten az) indirmiş…

    Ben daha geçenlerde sana söylemedim mi Patron, “kimbilir, sizin memlekette  daha ne dahiler vardır !… diye…

    Ah talihsiz başım, ah !…

    Benim sivri zekalı danışmanlarım hiç böyle dahilikleri bilmezler. İşleri güçleri herşeye zam yapmak ve halkın nefretini üstüme çekmektir…

    Bizim memlekette, sizin bu dahi belediye başkanı gibi 1000 başkan olsa, bir daha seçim falan kaybetmem valla…

    Daha bu 1 kuruşluk inanılmaz indirim haberinin şokunu atlatamamışken, hemen arkadan gelen haberde de, aynı başkent belediyesinin, yangın söndürmeye giden itfaiye aracının, belediyenin borcu nedeniyle haczedildiği bildiriliyordu…

    Tarih yeniden yazılıyor Patron !…

    Çünkü bugüne kadarki yazılı tarihte, böyle bir “tayminge”, şey pardon yani zamanlamaya rastlanmadı!..

    Yangın söndürmeye giden itfaiye aracını haczettirmeyi başarmak, bu tarihte bir ilk ve de herhalde bir son!…

    Çünkü,gelecekte de böyle bir başarıya ulaşmak,100 metreyi 5 saniyade koşmak kadar zor olacaktır…

    O yüzden,size ne kadar gıpta ediyorum bir bilseniz!.. 

    Bu nedenle de ,bizim Vaşinton’un belediye başkanını hemen şutlayacağım…

    Sivri zeka, daha bugüne kadar, ne toplu taşımada 1 cent’lik indirim yapabildi, ne de yangın söndürmeye giden bir itfaiye aracını haczettirmeyi başardı !…

    Patron, arka arkaya bu şok haber sanki bana fazla geldi gibi…

    Eğer aklıma sahip olamazsam bana darılma…

    Çünkü, toplu taşımada 1 kuruşluk indirim yapmakla, yangın söndürmeye giden itfaiye aracını borç nedeniyle haczettirmeyi başarmak arasındaki, “rasyonel ilişki”yi bulmaya çalışırken, beynimde çok şiddetli kısa devreler oluşacak ta, onun için…

    OBAMA

  • Kategori: ZIRT TO ZIRT
  • “ŞİKAYET KUTUSU !..”

    Zırterenköylülerden aldığımız yoğun istekler üzerine,sonunda”şikayet kutumuzu”açtık…

    Ama, açtığımıza da,açacağımıza da pişman olduk…

    Çünkü,”şikayet kutumuz”anında milyonlarca şikayet ile doldu,taştı…

    Hepsi de,”bizim bir dediğimizin diğerini tutmamasından ve her sözümüzün diğeriyle çelişmesinden”yakınıyorlardı…

    Biz de diyoruz ki,”bizim her sözümüz diğerini tutsaydı ve her dediğimiz de diğeriyle çelişmeseydi”,bu sitenin tadı tuzu mu olurdu?..

  • Kategori: GICIK
  • “EN BÜYÜK 100 !..”

    Yazarımız  Sezai Süzme,”En büyük 100″listelerine kafayı taktığından, bugünkü yazısını yazamamıştır…

    Süzme şöyle demektedir ;

    Dünya medyası her yıl,”En zengin 100″listeleri yayınlayarak,ayrımcılık yapmaktadır…

    Bizim medya da her yıl,”En büyük 100″listeleri yayınlayarak benzer bir ayrımcılık yapmaktadır…

    Vergi ödemede en büyük 100…

    Ülkeye döviz kazandırmada en büyük 100…

    En çok işçi çalıştırmada en büyük 100…

    Hepsi çok güzel…

    Hepsi gurur verici…

    Peki ama nerede en küçük 100′ler?

    Nerede vergi ödemede,döviz kazandırmada,işçi çalıştırmada “en küçük 100″ler?

    “En küçük 100″leri neden yok sayarak ayrımcılık yapıyorsunuz? 

    Unutmayın,”En büyük 100″ler birdenbire en büyük olmadılar…

    Belki bir zamanlar onlar da”En küçük 100″lerin arasındaydılar… 

    Ama bugün “En büyük 100″ler arasındalar…

    Ancak,”En büyük 100″lerden bize hayır yok!..

    Hiçbiri zırterenköye reklam vermiyorlar…

    Ama “En küçük 100″ler öyle mi ya?

    Kendileriyle yaptığımız anlaşmaya göre,bu yazıyla,”En küçük 100″lerin listelerini yayınlatmayı başarabilirsek,bizim site onların reklamları ile dolacak…

    Ne yapalım,bizde gizli saklı iş yok…

    Çünkü ağzımızda bakla ıslanmaz!..

    Her türlü ilişkimiz de,başkalarından farklı olarak,hep çıkar ilişkisidir…

    Ne demişler,”Bu dünya al gülüm,vermeden tekrar tekrar al gülüm dünyasıdır…”

    “SEM !… SEB !…”

    Yabancılar ne güzel Samantha’nın adını kısaltıp “Sem” diyorlar…
    Neden kimse benim adımı da kısaltıp bana “Seb” demiyor ?…
    SABAHAT
     
     
     
     
     
     

     

     

     

  • Kategori: GICIK
  • “Gol” üçlememizin ikincisinde,yani 3′ün 2’sinde,radyo ve televizyonlarda maç anlatan ve yorum yapan arkadaşlarla birlikte, “golü arıyor”uz !…

    Bilindiği gibi goller, futbol sahalarının değişik yerlerine ve çimlerin içine önceden gizlenmiştir…

    Futbolcular da maç boyunca, gözleri yerde hep bu golleri ararlar…

    Öyle şey olur mu demeyin ?…

    Olur, olur bal gibi olur… Kalplerimiz yolları bulur…

    Biz maçı anlatan değerli arkadaşların ve yorumcuların yalancısıyız…

    Çünkü maçlarda futbolculara “golu aratan” onlar…

    Futbolcuların da bu duruma hiç sesi çıkmıyor…

    Onlar durmadan, “golü aramaya” devam ediyorlar… 

    Peki ama bu golleri futbol sahasına kimler, ne zaman ve nasıl gizliyorlar ?…

    Ve en önemli soru…

    Kaç tane gol gizliyorlar ?…

    Bir sezonda o sahada atılacak gollerin hepsini mi gizliyorlar, yoksa yalnızca o maçta atılacak golleri mi ?…

    Görüldüğü gibi sorular çok ama yanıt yok…

    Bunlar ciddi konular beyler…

    Biz maçları anlatan arkadaşlara yürekten inanıyoruz…

    Onlar, bir takım veya futbolular için, “golü arıyorlar” diyorlarsa, arıyorlardır…

    Bir bildikleri var ki, böyle konuşuyorlardır…

    Yoksa laf olsun diye, “topla buluştu”,”topa sahip oldu”, “golü arıyor” diye boşu buşuna konuşmazlar!..

    Doğru söyledikleri de şuradan belli ki, maçların çoğunda bazı takımlar ve futbolcular, o golleri gerçekten de “buluyorlar”…

    “SİVRİ ZEKA !…”

    Park sorununu kökünden çözmek için arabamı sattım, yerine araç çekici bir kamyon aldım…

    Şimdi artık en kalabalık yerlerde bile istediğim gibi park edebiliyorum, kimse de şikayet edemiyor…

    HIDIR UYANIK

  • Kategori: GICIK
  • “PİRE’Yİ DEVE YAPTI !…”

     “Deve’yi pire “yaparsanız, bunun medyada haber değeri yok…

    Haber değeri olması için ise, “pireyi deve” yapmalısınız…

    Çünkü medyanın palavrasına göre, birisi “pireyi deve yapmış !…”

    Küçücük pire, nasıl kocaman bir deve olmuş, bunu yapan bunu nasıl başarmış, tabi yine hiçbir açıklama yok…

    Her zamanki gibi “palavrayı at, kulağının üstüne yat.” Oh, ne güzel…

    Biz geri zekalı olabiliriz ama aptal değiliz !…

    Hemen işin peşine düşerek “pireyi deve” yapan “sihirbazla” görüşmeye gittik ve saçlarımızdaki pirelerden birini yakalayarak kendisine verdik…

    - İşte pire, nerde deve ? diye sorduk…

    - Ööö, çekin o iğrenç pireyi gözümün önünden…

    - Neden çekecekmişiz, siz bu pireyi deve yapın, biz de devemizi alıp buradan gidelim…

    - Kardeşim siz delirdiniz mi ? Hiç pire deve yapılabilir mi ?…

    - Valla biz bizim medyanın yalancısıyız. Medya sizin “pireyi deve” yaptığınızı iddia ediyor.

    - Yaa, demek öyle. Siz gidin o medyaya söyleyin, “O” deyin “pireyi deve yapmıyormuş ama ne kadar deve varsa hepsini pire yapmış.Böyle palavra atmaya devam ederse,hepsini de medyanın üstüne salacakmış.” 

    Medya, bir pireler eksikti, sayende onlar da yolda…

    “SAAT!..”

    -Saat kaç?..

    -Dünkü bu vakit!..

  • Kategori: GICIK