31 Eki
AKIL YAŞTA DEĞİL :Zırterenköylüler bize gönderdikleri milyonlarca teleks ve telgrafta,bizim gibi daha 15 yaşına bile basmamış kişilerin,nasıl oluyor da hemen her konuda bu kadar yalan yanlış ve saçma sapan bilgiler elde edebildiğimizi ve nasıl bu kadar desteksiz palavralar atabildiğimizi merak ettiklerini söylüyorlar ve bu işin sırrını açıklamamızı istiyorlar…
Biz de diyoruz ki,yok öyle yağma!..
Tamam biz 15 yaşından küçük olabiliriz ama,sırlarımızı ortalığa saçacak kadar da saf değiliz!..
Ancak sizlerin güzel hatırına şu kadarını da söylemeden yapamayacağız;”Tamam haklısınız,akıl yaşta değil ama,emin olun ki,bizde de hiç değil!..”
KUTLAMA :Müjdeler olsun,20 Kasım 2009′da zırterenköy 1 yaşına basıyor!..
Sevinçten havalara uçtuğunuzu görür gibiyiz!..
Çünkü uzun süredir herhalde böyle güzel bir haber almamışsınızdır!..
Bu günlere gelmemiz kolay olmadı,büyük işler yaptık,inanılmaz başarılara imza attık!..
Bu güne kadar bizim siteyi Obama ve benden başka,üçüncü bir kişinin bile ciddiye alıp tıklamaması bu başarıların en büyüğüdür!..
Böylece internette bir yıl boyunca en fazla iki kişinin tıkladığı bir site olarak,kırılması çok güç bir rekorun da sahibi olacağız!..
Ne kadar gururlansak yeridir!..
Çünkü bu başarı hepimizindir!..
İşte bu nedenlerle,bu gururu ve mutluluğu,bencillik yapıp kendimize saklamadan sizlerle paylaşmak için ,birinci yılımızı tüm dünyadaki milyarlarca zırterenköy’lü ile birlikte 40 gün,41 gece”herşey içinde”olarak kutlayacağız…
Kutlamalar 35 Kasım’da başlayacak,75 Kasım’a kadar sürecek!..
Şimdiden hazırlanmaya başlayın,çünkü hepiniz davetlisiniz…
Not:Kutlamalarda bir tek “kuş sütü” ikram edilecektir!..Kıskananlar çatlamasın!..
OHAYO’LU RUFUS :”Lüzumsuz İşler Müdürü” olarak,yeni dönemde de ofiste terör estirecek gibi görünüyor.Daha şimdiden ofiste hergün bir kişi pencere önünde nöbet tutuyor,yoldan kaç kişi geçiyor,kaçı kadın kaçı erkek,kaçı karşı kaldırımdan kaçı bu kaldırımdan geçiyor,kaçı aşağıya kaçı yukarıya gidiyor,kaçı havaya kaçı yere bakıyor,kaç kişi karşıdan karşıya geçiyor,kaç kişi yürürken cep telefonuyla konuşuyor,ağaçlara kaç kuş konuyor kaç kuş havalanıyor,kaç dişi kuş yuva yapıyor, kaç,kaç,kaç???…gibi herkesin en çok merak ettiği ve en çok öğrenmek istediği en yaşamsal konularda çok önemli istatistikler tutuyor!..
Yok mudur yeryüzünde,bizden başka”Lüzumsuz İşler Müdürü”kadrosu olan bir kişi,kurum ve kuruluş daha?..
Eğer varsa,kendilerine güzel bir sürprizimiz olacak da…
29 Eki
Ama bu haksızlık!..
“Binali”ler biraz daha adil olamazlar mı?..
Biz bir “Ali” ile gayet güzel idare ederken,onlar fazladan 999 “Ali” alarak haksız rekabete neden olmaktadırlar…
Bu ne israftır?..
Buna dur diyecek bir “Binali”,şey pardon yani,bir yetkili yok mudur?..
ALİ ‘LER
29 Eki
Patron,
İnanılmaz bir keşifte bulundum…
Hani senin hep bize söylediğin büyük bir sözün vardı ya ; “Her türlü mutsuzluğun nedenini tüplerde arayın” diye…
Aaradık Patron, tüplerde aradık ve sonuca da ulaştık…
Gizli servis ajanlarıma dünya çapında yaptırdığım çok gizli bir araştırmaya göre, diş macunu tüplerini tepesinden veya ortasından sıkanlarla, dibinden sıkanların evliliklerinde çoğunlukla geçimsizlikler oluyormuş…
İyi geçim ve uyum olabilmesi için de çiftlerin diş macunu tüplerini ya tepesinden, ya ortasından ya da dibinden sıkması gerekiyormuş…
Gerçekten de bu araştırma elime geçince dikkat ettim, ben de, benim hanım da diş macununu tepesinden sıkıyormuşuz, bu nedenle de evliliğimiz çok mutlu bir şekilde sürüyor…(Her ne kadar bazı bozguncular tüplerin dibinden sıkılması gerektiğini iddia etseler de!..)
Bu nedenle elimize geçen bu büyük fırsatı değerlendirirsek, yeryüzündeki tüm evliliklerin mutlu bir şekilde sürmesini sağlayabiliriz…
Ayrıca çöpçatan kuruluşlarının da, çiftleri evlendirmek için, bilgisayarla bir sürü özelliklerini eşleştirmeye çalışmalarına gerek kalmayacak. Yalnızca diş macunu tüpünü neresinden sıktıklarına bakmaları mutlu bir evlilik için yeterli olacak…
Çiftlerin evlenmeden önce bir sürü formaliteyi yerine getirmesi gerekiyor. Bunlara bir sözümüz yok, bunlar yine eksiksiz yapılsın…
Ancak, nikah masasında imzaların atılmasından önce, masaya bir tepsi içinde iki diş macunu tüpü getirilsin ve çiftler birbirine göstermeden diş macunlarını sıksınlar…
Eğer her ikisi de tüpleri tepesinden, ortasından veya dibinden sıkmışsa sorun yok, bu mutlu bir evlilik olacaktır…
Yok birisi tepeden, diğeri dibinden veya biri ortadan, diğeri tepeden sıkmışsa sorun var demektir ve bu çiftlerin imzaları atıp nikah masasından kalkmadan, yeni getiriliecek diş macunları ile birbirlerine uyum sağlayıncaya kadar tüpleri sıkmaya devam etmeleri ve gerekirse yüzlerce diş macunu tüpünü sıkarak mutlu yuvanın temellerini atmaları gerekecektir…
Patron, seninle ortaklaşa diş macunu fabrikası kurduğumuzu ve bu fabrikanın ilk ürünü olan “Happy Marriage - Mutlu Evlilik” marka diş macunlarını yakında piyasaya süreceğimizi bozguncular öğrenirlerse, canımıza okurlar valla…
OBAMA
28 Eki
Bitkilerin genleriyle oynaya oynaya,sebze ve meyveler şekil ve tad değiştirmeye başladı…
Sonunda domatesin içinde bile çilek yetiştirildi…
Peki,hayvanların da genleriyle oynanırsa ve ondan sonra da köpekler anırmaya,atlar ve eşekler miyavlamaya,kediler mööölemeye,inekler ve öküzler cikciklemeye,tavuklar ve horozlar da kişnemeye başlarlarsa ne yaparız?..
Herhalde,yalnız hayvanların gideceği,yabancı dil okulları açarız!..
28 Eki
“Doğru bildiğimiz yalanlarda” sıra geldi, “Balık baştan kokar”mışa…
Biyoloji bilgini misin be mübarek ?…
Toplam kaç balık kokuttun da, “balığın baştan koktuğunu” biliyorsun ?…
Sen zaten elindeki taze balığı yemeyip te kokutmayı başaracak kadar yetenekliysen, bu konuda söz söyleme hakkını çoktan yitirmişsin demektir…
Hem senin kokuttuğun balığın cinsi nedir ?…
Sardalya mıdır, çinekop mudur, yoksa köpek balığı mıdır, o bile belli değil…
“Balık baştan kokar” diyerek nereye varmak istiyorsun ?…
Yoksa sen insanları balık yemekten vazgeçirmek isteyen bozguncunun teki misin ?…
Bak işte, ağzından rasgele kaçırdığın biz söz başına ne işler açtı ?…
Bunun arkasından vatan hainliği de gelirse sakın şaşırma !…
Neyse biz işimize bakalım…
Bu yalanı ortaya çıkarmak için birkaç tane balık alıp güneşte kokmaya bıraktık…
Bakalım balık gerçekten baştan mı, kuyruktan mı, yoksa başka bir yerden mi kokmaya başlayacak diye merak ettik ?…
Sıcağın da etkisiyle bir süre sonra öyle ağır bir koku oluştu ki, balığın nereden koktuğunu anlayabilmek için, balıkları tek tek koklayacak bir babayiğit gerekti…
O babayiğit te dedi ki ;
“Balık yalnızca baştan değil, her taraftan kokar. Yeter ki gerekli koşullar oluşsun…”
Bilmem anlatabildik mi…