30 Kas
“Yaşam Dersi”üçlememizin ikincisini,tüm insanlığın ortak sorunu olan”unutma hastalığı”na ayırdık…
İnsanlar unutuyor…
Ne yazık ki bunu önlememin henüz bir yolu yok…
İnsan unutur… Bir tanıdığına rastlar, adı bir türlü aklına gelmez, kem küm eder. Bu genelde hepimizin başına gelir…
İnsan unutur… Bir ünlü kişinin, bir yerin, bir romanın, bir filmin adı aklına gelmez. Bu da genelde hepimizin başına gelir…
İnsan unutur… Verdiği randevuya gitmez, geciktirir, birilerini bekletir, sözünü tutmaz. Bu bazılarımızın başına gelir…
İnsan unutur… Çünkü çıkarcıdır,bencildir,kendinden başka kimseyi düşünmez, ödünç aldığı parayı, eşyayı veya herhangi birşeyi unutur. Bu bazılarımızın başına gelir…
İnsan unutur… Çünkü nankördür, kendisine zamanında yapılmış ne kadar iyilik varsa hepsini unutur,iyilik yapanı enayi gözüyle görür. Bu da bazılarımızın başına gelir…
Ancak…
İnsan unutmaz… Ne gerçek dostlarının adını, ne onları unutmaz…
İnsan unutmaz… Ne kendisine yapılan iyilikleri, ne de kendisinin başkalarına yaptığı iyilikleri unutmaz…
Her şeye karşın, yine de insan unutur… AMA İNSAN OLAN UNUTMAZ…
Filozofun dediği gibi, “merdivenleri çıkarken karşılaştığın kişilere iyi davran, çünkü inerken yine onlara rastlayacaksın…”
“Yaşam Dersi”dedikleri de,herhalde bu olsa gerek…
30 Kas
-Meraktan çatladım,neler konuştunuz?..
-Yüzde yetmişsekiz azot,yüzde yirmibir oksijen ile iki molekül hidrojen,bir molekül oksijenden konuştuk…
-Hiçbirşey anlamadım!..
-Yani anlayacağın,”havadan sudan”konuştuk!..
28 Kas
Manchester Unıted-Beşiktaş maçını anlatan spiker Ertem Şener’in,Rüştü’nün kurtarışları karşısında kendinden geçerek Rüştü’ye erotik övgüler düzmesi,gündeme oturdu…
Ancak beyler,erotik maç anlatımı konusunda geçmişte yaşanmış bir şehir efsanesinin eline,kusura bakmayın ama,kimse su dökemez ve hiç kimse de,bundan sonra bile bir daha,bundan daha güzel,bundan daha içtenlikli erotik bir anlatımın yapılabileceğini iddia edemez…
Bu efsanenin kahramanı,usta spiker ve spor yorumcusu sevgili Orhan Ayhan…
Devir de maçların henüz radyodan anlatıldığı devirler…
Türk Milli Futbol Takımı,Polonyada,Polonya Milli takımı ile karşılaşıyor…
Maçı anlatan da Orhan Ayhan…
Maçın sonları yaklaşıyor ve ne yazık ki,Milli Takımımız Polonya karşısında 5-0 yenik durumda…
Başta Orhan Ayhan olmak üzere,maçı radyodan dinleyen herkes büyük üzüntü içinde…
İşte bu moral bozukluğu içinde, Polonyalılar yeni bir atak başlatıyorlar ve Orhan Ayhan da endişeyle maçı anlatmaya devam ediyor…
Polonyalı’lar sağ kanattan tekrar atağa kalktılar ve tehlikeli bir şekilde geliyorlar…Ceza sahasının içine ortalarını yaptılar…Şut…”Has…tirin sayın dinleyiciler,altıncı golü de yedik!..”
Biz bu şehir efsanesinin yalancısıyız…
28 Kas
Televizyon dizilerinde,kapı zilinin çaldığı sahnelerde,herkes kendi kapı zilinin çalındığını sanıyor ve en heyecanlı yerinde diziyi izlemeyi bırakıp,koşa koşa kapıyı açmaya gidiyor…
Kapıyı açıp kimseyi göremeyince de gerçek kafasına dank ediyor!..
Bu önemli sorunu bugüne kadar kimse gündeme getirmeye cesaret edemedi…
İşte ilk kez biz tüm cesaretimizi topladık ve günümüzün bu en yaşamsal sorununu masaya yatırdık!..
Beyler, bu önemli sorunu biran önce çözün…
Hiç olmazsa dizilerin başında,”Dikkat,bu bölümde sanal reklam uygulaması yapılmaktadır”,şey pardon yani “Dikkat,bu bölümde 5 kez kapı zili çalınacaktır”diye bir uyarı alt yazısı geçin ki,millet boşu buşuna kapısını açmaya koşmasın!..
NOT:Biraz daha cesaretimizi toplayalım,cep telefonlarının çaldığı sahnelerde de,hemen cep telofonlarına uzananların sorununu başka bir masaya yatıracağız!..
LİM-LÜZUMSUZ İŞLER MÜDÜRÜ
26 Kas
Vampirlik mesleğini asıl rezil eden,aynada yüzünü bile göremeyen,Frankeştayn denen tipsiz!..
Bir de kalkmış,bana çamur atıyorsun…
Neymiş,mesleği iki paralık etmişim!..
Acaba ben mi,yoksa sen mi iki paralık ettin,söyle bana tipsiz!..
Sen benim,mesleğin saygınlığını korumak için,yüzyıllardan beri her gece güneş battıktan doğuncaya kadar nasıl çalıştığımı,her kan grubundan kaç ünite kan içtiğimi biliyormusun?..
Bilemezsin tabi!..
Ondan sonra da kalkıp bana çamur atarsın!..
Eğer sen o aptal filmlerinde o kadar tipsiz olmayıp ta,biraz yakışıklı görünseydin,bu genç vampirler piyasaya çıkmaya cesaret edemezler ve bugün de bu,”Alacakaranlık-Yeni Ay”filmi başımıza bu kadar bela olmazdı…
Ama olan oldu…
Şimdi yapılacak iş,mesleği bir an önce çoluk çocuğun elinden kurtarıp,eski saygınlığına kavuşturmak!..
Bunun için de,senin o salakça,”Ayna,sarımsak ve genç vampirler”adlı film projene,”varııımmm”diyorum…
Önce şu zibidi genç vampirlerin hakkından gelelim,ondan sonra da kan gruplarını,şey pardon yani,kozlarımızı paylaşırız…
Beni iyi dinle tipsiz,eğer bir terslik olur da bu film tutmazsa,o gece sabaha kadar,senin bugüne kadar içtiğin tüm kanları fitil fitil burnundan getiririm!..
Ona göre!..
DRAKULA
26 Kas
Ey vatandaş,
Dinleyeceksen gel bizim telefonlarımızı dinle!..
Böyle hizmet görülmedi!..
Çünkü en heyecanlı haberler,en flaş dedikodular ve en güzel palavralar 7 gün 24 saat kesintisiz bizim telefonlarda!..
26 Kas
Tam kurtulduk diye sevinirken,bizim siteyi yine vampirler bastı!..
Yok mudur bizi bu ağzı kanlı vampirlerden kurtaracak enayiler,şey pardon yani gönüllüler?..
Meraktan çatlayacağız!..
İnternette binlerce site varken,bu vampirler neden yine bizim güzel ve yalnız sitemize dadandılar,bir türlü anlayamıyoruz?..
Acaba bizim başarılarımızı kıskanan bozguncular,bizi bu vampirlere hedef mi gösteriyorlar?..
Çünkü, bugüne bugün internet dünyasında,en fazla iki kişinin tıkladığı site olmak gibi benzersiz ve kıskanılacak bir başarıya imza attık!..
Her neyse,bir süre önce sitemizde vampirler arasında,GDO’lu gıdalara,”Frankeştayn’lı gıdalar”mı,yoksa”Drakula’lı gıdalar”mı densin diye başlayan ve güç bela sona eren savaş,şimdi de vizyona yeni giren ve sinemalarda gösterilmeye başlayan,”Alacakaranlık-Yeni Ay”filmi nedeniyle alevlendi…
Filmdeki genç ve yakışıklı vampirleri kıskanan kart vampirler Frankeştayn ve Drakula,yine birbirlerine girdiler,söylenmedik söz ve hakaret bırakmadılar…
Olan yine bizim yalnız ve huzurlu sitemize oldu!..
Şimdi buradan tüm sarımsak ve ayna üreticilerine sesleniyoruz…
Stoklarınızda ne kadar sarımsak ve ayna varsa,hemen hepsini bizim siteye gönderin…
Belki bunlarla bu ağzı kanlı vampirleri kovalarız…
Ayrıca,medyadan ve film yapımcılarından da rica ediyoruz…
N’olur haberlerinizde Frankeştayn ve Drakula’dan sözetmeyin,filmlerinizde de genç vampirleri oynatmayın…
Yok,illa biz haberlerimizde sözedeceğiz diyorsanız,ya”Frankula’lı gıdalar”,ya da”Drakeştayn’lı gıdalar diyerek bir orta yol bulun!..
Filmlerde de genç vampirleri oynatacağız diyorsanız da,hiç olmazsa,”Frankeştayn’ın oğlu,Drakula’nın kızına karşı”gibi bir orta yol bularak,bu geri zekalıları hoşnut edin ki,bizim sitede birbirlerine girip durmasınlar!..
Yoksa bu gidişle bizim site,bu kart vampirlerle,genç vampirler arasındaki kanlı savaşta,yok yere helak olup gidecek!..