31 Oca
Patron,
Akşam televizyonda sizin memleketteki o müthiş haberleri izlerken,gözlerim faltaşı gibi açıldı ve aynı anda da ağzım açık kaldı,fakat hemen kapadım,çünkü az kalsın sinek kaçıyordu!..
Televizyondaki haberde bir öğretmen,okuldaki öğrencileri sıraya dizmiş,bir güzel”sıra dayağı”çekiyor,öğrencilerin velileri de dayakçı öğretmeni destekliyorlardı…
Gözlerime inanamadım!..
Patron,farkında mısın bilmiyorum ama,siz bu uygulama ile,müthiş bir”eğitim reform”una imza atmış bulunuyorsunuz!..
Dayakçı öğretmenler ve onları gönülden destekleyen velilerin mükemmel işbirliği ile öğrencilere”sıra dayağı”çekmek,ne kadar”dahi”ce bir buluştur!..
Eskiden neydi o öyle,tek tek öğrenci döverek,çok değerli zamanı boşa harcamak!..
İşte verimlilik açısından yapılması gereken buydu ve siz onu yapmaya başladınız!..
Bu yüzden de dünyadaki diğer ülkelerden çok farklısınız…
Onların hayal bile edemeyeceği”reformları”yalnızca düşünmekle kalmıyor,hemen uygulamaya da koyuyorsunuz!..
İçimde gizli bir kıskançlıkla,sizin memleketteki o”dahi”leri kutluyorum!..
O dayaklardan sonra,o haylaz öğrenciler bakalım bir daha tembellik yapabilecekler mi?..
Tembellik bir yana,hepsi de derslerinden en yüksek notu alacaklardır…
Çünkü uyguladığınız”eğitim yöntemi”,çok kısa sürede kesin sonuç verecek garantili bir”yöntem”!..
Bizim memleketteki sivri zekalıların aklına,hiç böyle”dahi”ce çözümler gelmez!..
Ben bugüne kadar bizim memlekette değil okul müdürlerinin,öğretmenlerin bile,sizdeki gibi velilerle örnek bir işbirliği içine girerek,öğrencilere güzel bir”sıra dayağı”çektiğini ne gördüm,ne de duydum!..
Çünkü eğitimdeki verim arttırıcı uygulamaların nasıl aşama yaptığından haberleri yok ki!..
Şimdi Patron,izninle buradan onlara seslenmek istiyorum…
“Ey sivri zekalılar,siz nasıl eğitim veriyorsunuz?..Öğrencilere sıra dayağı çekmeden eğitim mi olur?..Sıra dayaksız eğitimden verim mi alınır?..Hiç bir şeyden anladığınız yok,bari hiç olmazsa akşamları televizyonda bizim Patron’un memleketindeki haberleri izleyin de,hem bu işler nasıl yapılırmış öğrenin,hem de ufkunuz açılsın!..”
Patron,sizdeki bu”sıra dayağı”uygulaması,sanki benim de ufkumu açtı gibi!..
Hani diyorum,bu uygulamayı okullar dışına da taşısak ve işlerin bozuk gittiği her yerde uygulasak,memleket güllük gülistanlık olmaz mı?..
Haa,ne dersin?..
OBAMA
e-mail : zirterenkoyyy@hotmail.com
31 Oca
“FLAŞ…FLAŞ…OFİSTE BİR ARKADAŞIMIZ KAHVE FALIMIZA BAKTI VE MÜJDEYİ VERDİ…BİR MİLYON YIL SONRA FALAN,INTERNETTE 1 NUMARA OLACAKMIŞIZ !..FLAŞ…FLAŞ…”
31 Oca
“ZOR SORU !..”
Zırterenköylü’ler bize öyle bir problem sordular ki,olmayan aklımızı da allak bullak ettiler!..
Çünkü,Ferma’nın yüzyıllardır çözülemeyen teoremi bile,onun yanında resimli bulmaca gibi kalır…
Soru aslında oldukça basit…
Milyarlarca insanın yaşadığı bu yuvarlak dünya gezegeninde,acaba”kazık atanlar”mı çoğunluktaymış,yoksa”kazık yiyenler”mi?..
İlk bakışta yanıt ta basit gibi görünüyor…
Çünkü rasyonel akıl gereği,”kazık yiyenler”in sayısı kadar,”kazık atanların”olması ve bu problemin de böylece kolayca çözülmüş olması gerekiyor…
Ancak kazın ayağı hiç te öyle değil!..
Yaptığımız ilk araştırma da bize gösterdi ki,kazık yemeyen de yok,kazık atan da yok!..
Ne kadar ilginç değil mi?..
Yani,hemen herkes bir şekilde bir veya birden fazla kazık yediğini söylerken,kazık attığını söyleyen bir kişi bile çıkmadı!..
“Kazık yiyenler”burada da,kazık atanlar uzaydan mıdır nedir!..
Bu önemli sorunu çözmek te,herzamanki gibi yine bize düştü…
Bunun için de,bugünden başlayarak”KAZIK YİYENLER”ve”KAZIK ATANLAR”köşelerimizi hizmetinize açıyoruz…
Kimden veya kimlerden,nasıl ve hangi kazıkları yediyseniz veya kimlere hangi kazıkları attıysanız,hiç çekinmeden bu köşelere gönderebilirsiniz…
Bunun sonucunda da,çok önemli bir problemi hep birlikte çözmüş olacağız…
Bakalım,”kazık yiyenler”mi,yoksa”kazık atanlar”mı çoğunluktaymış,belli olacak!..
e-mail : zirterenkoyyy@hotmail.com
30 Oca
Kar yağacak ta,medya palavra atma fırsatını kaçıracak ha!..
Hiç böyle birşey olabilir mi?..
İşte palavraya bakın…
“Ankara’da kardan kapanan yollar,sürücülere saç baş yoldurmuş!..”
Şaşırdınız mı yoksa?..
Neden şaşırıyorsunuz ki?..
“Yağan yağmurun trafiğe tuz biber ektiğini!..”iddia edebilen bir medya,”yağan karın da,insanlara saç baş yoldurduğu!..”palavrasını neden atmasın ki?..
Ekrandaki görüntülere bakıyoruz…
İlaç için bile olsa,saçını başını yolarak medyayı haklı çıkaran bir tek sürücü bile yok!..
Eee medya,biz nasıl olsa safız,nasıl olsa anlayamayız değil mi?..
Yine de haksızlık yapmayalım,belki de herkes”saçını başını yoluyordur”da biz görmemişizdir diyerek,o karda kışta yola koyularak,sürücülerle görüşmeye gittik…
-Merhaba,siz kardan yollar kapandığı için”saçınızı başınızı yolmuşsunuz”,öyle mi?..
-Biz deli miyiz kardeşim?Kar yağdı diye saç baş mı yolunurmuş?..
-Ama medya öyle diyor.Bilirsiniz,bizim medyanın dediği dediktir,kimse aksini iddia edemez…
-Siz gidin o medyaya söyleyin,”insanlar”deyin,”kar yağdı diye değil ama,sırf bu sizin ipe sapa gelmez palavralarınız yüzünden,kendi saçlarını değil,gelip sizin saçınızı başınızı yolacaklarmış!..”
Medya,sen neden palavra atmadan haber yapamıyorsun?..
Madem palavra atmadan duramıyorsun,böyle dermanı olmayan bir dert sahibisin,hiç olmazsa okkalı bir palavra at ki,namın yürüsün!..
Şuna,”Ankara’da yağan kar,sürücülere saç baş yoldurdu”diyeceğine,”Ankara’da yağan kar,İstanbul’da sürücülere bayram ettirdi”desen de,insanları meraktan çatlatsan olmaz mı?..
Palavra atma konusunda da,bizden ders alacak değilsin ya!..
e-mail : zirterenkoyyy@hotmail.com
30 Oca
“FLAŞ…FLAŞ…SARKOZİ, (YZ) SORUNLARINI GÖRÜŞMEK İÇİN,BİZİ ELİZE SARAYINA DAVET ETTİ !..FLAŞ…FLAŞ…”
30 Oca
İnsanların,”doğalgaza zam yapılacak mı?..”korkusu yaşadıkları bu günlerde,biz bu konudaki tavrımızı kesin olarak ortaya koyduk…
Yayınladığımız bir ültimatom ile,ofiste çalışma saatleri içinde doğalgaz kaçıranlara,yeni maaşların açıklanacağı 34 Ocak’ta,kesinlikle zam yapmayacağımızı bildirdik!..
Yani kısacası,bizde doğalgaza zam yok!..
Artık kaçırabilirsiniz,şey pardon yani,rahatlayabilirsiniz!..
29 Oca
Patron,
Sizin Başbakan’a çok büyük bir sitemim var…
İlk gördüğüm yerde kendisine bir çift sözüm olacak…
Benim başıma öyle bir dert açtı ki,ancak o kadar olur!..
Ben şimdi ne yapacağım,bu sorunun altından nasıl kalkacağım?..
Patron,ne olur,sana fazla gelen o kıt aklından,birazcık olsun bana ver!..
Biliyor musun,şu anda bizim Beyaz Saray’ın dört bir yanı,binlerce,onbinlerce taksi tarafından tam anlamıyla kuşatılmış durumda…
Hepsi de kornalarını sürekli çalıyor ve”biz de 10 inek isteriz,bizim neyimiz eksik,10 inek hakkımız,sağa sağa alırız”diyerek,avazları çıktığı kadar bağırıyorlar…
“Ne oluyoruz?”dememe kalmadan,sivri zekalı danışmanlarım Oval Ofis’e doluştular ve”Patron,felaket”dediler(laf aramızda,onlar da bana Patron derler),”sizin Patron’un memleketinin Başbakanı,tüm taksicilere 10 inek verecekmiş,bizim taksiciler de dün bunu duyunca buraya dayandılar ve hepsi de şimdi 10′ar tane inek istiyorlar…”
“İşin daha da kötüsü,diğer eyaletlerden de onbinlerce taksici,buraya gelmek için konvoylar halinde yola çıkmışlar”diyerek,daha da müjdeli haberi verdiler!..
Ben her akşam televizyonda,sizin memleketteki haberleri büyük bir heyecanla ve imrenerek izlediğim halde,bu”flaş”haberi nasıl kaçırdım,valla bana da pes doğrusu!..
Ondan sonra da oturup,çok iyi anladığım bir yüksek matematik hesabı yaptım…
Bizim memlekette en az bir milyon taksici var…
Her birine 10 inek vermeye kalksam,bu toplamda 120 milyon inek eder ki,bu kadar ineği ben nereden bulurum?..
Hadi, 120 milyon inek bulamadım ama,zar zor da olsa,15-20 milyon eksiğiyle,bizim eski Başkan Buş’un Teksas’taki çiftliğinden de denkleştirerek,150 milyon inek buldum diyelim…
Eee,sorun çözülmüş olmayacak ki!..
Ondan sonrası daha büyük felaket olacak…
Çünkü her eyalette,her şehirde,her taksinin arkasına bağlanmış,ağır aksak yürüyen 9-10 inekle,o trafiğin hali nice olur?..
Korna sesleri arasında sürekli,”mööö…mööö…”sesleri!..
Ey Ulu Tanrım,ben ne günah işledim ki,beni bu memlekete Başkan seçtirdin?..
Seçtirdin de,bu memleketin tarihinde,”çamaşır mandalı fabrikasını”bile batırmayı başarmış ilk Başkan olarak tarihe geçmemi de sağladın!..
Ne talihsiz başım varmış!..
Anımsadığım kadarıyla,öyle büyük sayılabilecek bir günah ta işlemedim…
Patron,sizin Başbakan da taksicilere 10 inek sözünü verirken,benim durumumu hiç mi düşünmemiş?..
Bana hiç mi acımamış?..
Ama yine de beterin beteri vardır diyerek kendimi teselli etmeye çalışıyorum…
Çünkü,sizin Başbakan her taksiciye 10 inek yerine,ya 10 fil,ya 10 deve,ya da 10 dinozor sözü verseydi,benim halim nice olurdu?..
OBAMA
e-mail : zirterenkoyyy@hotmail.com
29 Oca
“FLAŞ…FLAŞ…ADEM İLE HAVVA EVLİLİK KARARI ALDILAR !..”