21 May
-Sizin oturma izniniz dolmuş!..
-Ben zaten hiç oturmadım,hep ayakta durdum!..
-Sizin de dolmuş!..
-Ben de bundan sonra hep ayakta dururum!..
26 Nis
Televizyonlarda birçok programda yerli yersiz kullanılan mozaikler gittikçe gülünç, anlamsız ve itici olmaya başladı…
Doğaldır ki kan ve şiddet içeren vahşet görüntülerinin, sigara içenlerin mozaiklenmesine kimse itiraz etmiyor…
Ama sen almışsın kameranı yaşamın içine, oradan haber yapıyorsun, ondan sonra da bazı görüntüleri yani yaşamı mozaikliyorsun…
Dizi çekiyorsun yaşamın içinden, ondan sonra da çektiğin dizinin bazı sahnelerini yani yaşamı mozaikliyorsun…
Yarışmalarda mozaik, halkla sokak röportajlarında mozaik, haberlerde, dizilerde hep mozaik, hep mozaik, yine mozaik…
Kardeşim ekranları tümüyle mozaikleyin olsun bitsin , siz de rahat edin, izleyici de rahat etsin…
O kadar gülünç duruma düşüyorsunuz ki…
Bir süpermarket sahnesinde rafların tümüyle mozaiklenmesi, sokak çekimlerinde reklam panolarından başlayarak iş yerlerinin adına kadar mozaiklenmesi artık gülünçten de öte izleyiciye büyük bir saygısızlık olmaya başladı…
Sen hem yaşamın içinde yaşamın kendisini çekeceksin, hem de mozaikleyeceksin…
Neymiş, “gizli reklam” oluyormuş !…
Gizli falan değil, apaçık reklam onlar…
Çünkü yaşam her an kendi canlılığının, coşkusunun, insanlara verdiği umudun apaçık reklamını yapıyor da ondan…
Sen bu coşkuyu, bu dinamizmi, yaşamı yaşam yapan herşeyi istediğin gibi çekeceksin, ondan sonra da yine “gizli reklam” oluyor diye mozaikleyerek ekranların tüm estetiğini ve göz zevkimizi yok edeceksin !…
Seni özel olarak çekim yaptığın yerlere çağıran mı var ?…
Çekim yapacağın yeri kendin seçiyorsun, kendin çekiyorsun… O zaman yaşamı mozaikleyemezsin…
Yok ben mozaiklerim diyorsan, ruhsuz plastik ve suntalardan stüdyonu kurarsın, reklama girecek hiçbir marka ya da yazıyı da hiçbir yere yazmadan çekimini yaparsın. Buna da kimsenin itirazı olamaz. Ama izleyicin ve reytingin de dibe vurur…
Biz yaşamı tüm coşkusu ve dinamizmiyle mozaiklenmeden ekranlarda görmek istiyoruz…
İnanıyoruz ki bu yapıldığında hem izleyicilerin ve reklam verenlerin sayısı, hem de televizyon kanallarının reklam gelirleri artacaktır…
Artık MOZAİK TV istemiyoruz…
20 Nis
Biz buradan, yani 10-15 bin kilometre uzaktan sizler için büyük fırsatı görebiliyoruz, sizlerde ise tık yok !…
Herhalde binlerce üreticisiniz ve hepiniz de uyuyorsunuz !…
- Biz sizlerden çok mu zekiyiz ?
- No !…
-
- Eee, o halde ?…
Şimdi bakın !… Amerikan pazarında şapka sanayicileri için müthiş bir fırsat var…
Size kıyakçılığımızı yapacak ve bu fırsatı açıklayacağız !… Siz de hemen işe koyulacak ve kasalarınızı dolduracaksınız…
Kasalarınız doldukça da herhalde “zırterenköy” de reklamlarınızla dolacaktır…
Bizim Amerika’daki lobimizin bildirdiğine göre ve bizim de dizilerden ve filmlerden gördüğümüz kadarıyla Amerikan halkı sizin ürettiğiniz önden siperlikli şapkaları sevmiyor ve büyük çoğunluğu şapkalarını siperliği arkasına gelecek şekilde takıyor…
Çünkü Amerikan halkı ensesini soğuktan, sıcaktan, yağmurdan, kardan korumak istiyor, yani kısacası enseyi karartmak istemiyor…
Yani hala anlamıyor musunuz ? Bu halk siperliği önde değil, arkada olan şapka üretmenizi bekliyor ki şapkalarını ters takmak zorunda kalmak gibi her gün kendilerini bunalıma sokan bir sorundan kurtulsunlar !…
Hemen harekete geçip, “siperliği arkada” şapkaları üretmeye başladığınız anda, kapış kapış satılacak ve kasalarınız Dolar’larla dolacak…
İçinizden çıkacak “siperliği arkada şapkalarla şu anda bizim ürettiğimiz siperliği önde şapkalar arasında ne fark olacak ki ?…” diyen bozgunculara da sakın kulak asmayın !…
Buyrun Hamdi bey !…
28 Mar
Ülkemiz için az buz bir tasarruf değil !…
Bu büyük tasarruf, saatlerin yaz başında yalnızca bir saat ileri alınmasıyla gerçekleşiyor…
Eko servisimizin yaptığı hesaplar sonucunda gördük ki, biz her yıl yaz başında saatlerimizi bir saat yerine iki saat ileri alsak, yukarıdaki rakamın iki katı tasarruf sağlamış oluruz…
Demek ki 10 saat ileri alsak on katı gibi müthiş bir tasarrufa imza atmış oluruz…
Hele hele şimdi baklayı ağzımızdan çıkarıyor ve çok gizli planımızı açıklıyoruz !…
Bu yaz başında AB’ye, ABD’ye, EFG’ye, VYZ’ye falan çaktırmadan saatlerimizi 24 saat ileri alsak bunu kim anlayacak ?…
Bunu yapmakla tasarruf edeceğimiz milyarlarca kilovatsaat elektrik enerjisiyle ülkemiz, uzun yıllar enerji sıkıntısı çekmeyeceği gibi, fazla enerjiyi de, ileriyi göremedikleri için, saatlerini ancak bir saat ileri almakla yetinen ülkelere satarak çok büyük gelir elde edebiliriz…
Bu demektir ki, bu yazdan başlayarak hem 24 saat dünyanın ilerisinde gideceğiz, hem de enerji zengini olacağız…
Evet, gördüğünüz gibi bizde enerji gibi en önemli sorun başta olmak üzere, her sorunun mutlaka bir çözümü vardır…
Çünkü sorun, şey pardon yani çözüm, kafamızın içindedir…
13 Mar
Patron,
Dün sabah yine danışmanlarımla oval ofiste toplanmış, masanın üzerindeki yerküreyi çevirip sırayla üzerine parmak basıyorduk ki, böylece adil bir şekilde parmağımız hangi ülkenin üzerinde durursa o ülkenin bir sorununu öncelikle ele alıp çözüyoruz !…
Sıra benim parmağıma gelince, tam bizim memleketin üzerinde durmasın mı…
Haydaaa…
Bizim ülke güllük gülistanlık !…
Nasıl bir sorun olabilir ki diye düşünürken, danışmanlarımın en sivri zekalısı fikir yürüttü…
“Patron” dedi “bu bizim yaptığımız çok büyük bir ayrımcılıkla ilgili bir uyarı”…
“Ne ayrımcılığı, kim yapmış ?…” falan derken, danışmanım “Yeşil Kart…” demez mi ?…
“Nasıl yani ?…” deyince de… “Patron” dedi, “biz yeşil kart diye bir şey uydurduk, bizim ülkede kalmak ve yerleşmek isteyenlere bu kartı veriyoruz. Tabii herkese değil. Bu da doğal olarak ayrımcılık yapmamıza neden oluyor…”
“Sivri zekalılar” diye bağırdım, “Benim neden bu uygulamadan haberim yok ?… Derhal bu ayrımcılığa son vereceksiniz.”
Çok kızmıştım. “Hemen” dedim dünyanın geri kalanında dağıtmak için 5 milyar küsur kırmızı kart bastıracaksınız. Böylece bu insanlar da kart sahibi olacak ve bu kartlara sahip olduktan sonra da artık bizim ülkemize girmeyi ve yerleşmeyi ancak rüyalarında görecekler. Böylece boşu buşuna umut etmekten kurtulmuş olacaklar ve biz de herkese kart dağıttığımız için de bu ayrımcılığa son vermiş olacağız…
Patron, senin kırmızı kartını bizzat ben kendim getireceğim…
OBAMA
e-mail : zirterenkoyyy@hotmail.com